(zamanla geçer ) parantezi

“Bir şeyler anlatacağım, önemli şeyler. Öylesine dokundu ki bana, tenimin neresinden anlatmaya başlasam bilemediğim şeyler.”

bir gün bir kitap okursunuz sizi deler geçer ya … evet bende  zamanlama konusunda evrenin bana çelme taktığı bir donemde bunu okuma gafletinde bulundum . Adaşım sevgili Aylin Balboa ‘nın ” belki bir gün uçarız ” diye kitabını sans eseri buldum ve okudum . Sanırım bazen hissettiklerinizi yaşayan ve kelimeler döken insanlarla karsılaşmak size yalnız olmadığınız hissi verir.

Buhran da mıyım evet . Eğer bu bir buhran ise tepeden tırnağa buhrandayım .

“Ömrümün buhranındayım!” hatta… Kitapta geçen cümle gibi .

Bu dünya da yalnızsın evet yapayalnız. Bunu anladığın an hayatının en kötü en boktan anı. İyi yanı bunu anlamanla başlayan kabullenmen ve artık yoluna buna göre devam etmen … Kötü yanı ise buna alışman ve artık yalnız olmaktan keyif alman . Hangisi daha iyi yada kötü bilmiyorum .Bildiğim tek şey ise ikisinde aynı şeye varması .

Eğer toplumun insanlara dayattığı o çizgide devam etmiyorsan yalnız kalman kaçınılmaz . Benim dediğim yalnızlık sizin bildiğiniz kimsesiz yalnızlik değil . Benim ki baya baya kalabalık yalnızlık . Yalnızlığı kutsamıyorum . zaten yalnızım sadece bunun farkına vardım artık .uyandım . Cünkü bu böyle bir paradoks seni öldürmeyen seyin güçlendirmesi ve kendini kurtarmayani kimsenin kurtaramayacağı …
Zamansızlıktan sikayet eden anlatmak seven insanlar topluluğunda almaktan çok vermeye meğilli iseniz hiç sansiniz yok sizde benim gibi yalniz kalmaya mecbursunuz. Zamanla ketum olmakla adlandirilacak ya da zaten sen bisey anlatmazsin ki seklinde yargilanacaksinizdir . bosverin . Zaten içten bir gerçek ” nasilsin ” ile sormak icin sorulan arasındaki farkı bilebilirsiniz . en son kaç kisiden gerçek bir nasılsın sorusu duydum diye dusundum 2 yi gecmez. Bunca zaman nasil böyle hissetmedim diye dusundum çünkü ben onların sıradan sorunları gibi seyleri sorun yapmamistim . Dinlemistim yıllarca ama gecmişti simdi toplumsal olarak farklı olman senin artik onlardan olmadığın anlamina gelir . onlar gibi levelleri atlamadığın icin … Tüm bunlar toplumsal bir statü kaynağıymiş gibi …
Üzülerek o yoğunluklarınin arasında zaman bulamama nedenelrini sunarlar yine yoğun olan dertlerini sana anlatırken . Kendi sahip oldukları okyanusun farkinda olmadan kendilerini akvaryumda sanan insanlar … Sen akvaryumda okyanus gibi hissetmeye uğraşsan ne olacak ki … Belki benim icin de durum aynıydı şimdi farkediyorum anlayamadığım insanı . şimdi söyleyebileceğim tek şey aslında seni hiç anlamamisim ben üzgünüm demek …

Yani, işte, öyle …

“Bizim en büyük çaresizliğimiz, aklımızın hala başımızda olması.”

Bunları anlıyor hissediyor üzülüyor oluşumuz. Can acıtan bir yalnızlık bu…

“Zaman, zeminden çekiliyor.”

Ve farkındayım .

“Yokluğun, varlıktan daha çok yer kapladığı zamanlar var, bildiniz mi? Bir gün illa bilirsiniz.”

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s