DOLCE FAR NIENTE yada TEMBELLİĞİN TATLILIĞI

Maeve Binchy  ‘ nin  “İtalyanca Aşk Başkadır” kitabını okumayan kalmamıştır. Benim “mutlaka İtalyanca öğrenmeliyim” sevdam o kitaptan sonra başlamıştı lise sonrası. Hala bir kaç kelime ve deyiş harici pek bir şey bilmem ve bu da malesef tembel ve bol bahane bulucu beynimden 🙂  (bakınız #30danönceyapılacaklar )

Kitapta en çok hoşuma giden şeylerden biri bu deyiş olmuştu hemen defterimin ucuna yazmış mümkün oldukça kullanmış unutmayım diye kendime hatırlatmıştım.

DOLCE FAR NIENTE yada TEMBELLİĞİN TATLILIĞI …

Benim gibi keyfine,stiline ve boğazına düştün İtalyanlar ne güzel bir deyiş bulmuştu böyle… Bu arada yukarıdaki tablo da deyişle aynı ismi taşıyan bir tablo ” john william godward ” tarafından yapılmış… Kendisini pek tanımam ama sağolsun ekşi sözlük sayesinde tanıştık.

Peki neydi bu tembelliğin tatlılığı ? Yada sadece bu deyişi sevmekle oluyor muydu?

İtalyanlar ki “siesta ” denilen öğlen şekerlemesi için işlerini güçlerini bırakıp uygulamış iken biz bu deyişin hakkını sadece italyanlar gibi ellemizle konuşarak verebilir miyiz ?

Yoğun temposu dolayısıyla robotlaştığımı düşündüğüm mağazacılık sektöründeki gül gibi işi bırakıp , sanayi içinde çok daha küçük bir şirkette çalışmayı tercih ettim bundan altı önce … Düşündüğüm tek şey çalışmanın yıllarımdan bu kadar sosyal zaman çalmaması gerektiğiydi. Ve tabiki Pazar gibi pazar … Pazartesi sendromu sağlasa ve Cumartesi ateşini içimizde körüklese de 🙂

İşe girdikten sonraki süreçlerde şehir dışı iş seyahatleri hariç bana aslında sosyal zamanın yine kalmadığını gördüm. Sonra çıkış saatlerinden 2 saat geç çıkmalar ,bitmeyen toplantılar ve değersizlikler …

Maddiyat için yani para kazanmak için uğraştığımız ve heba ettiğimiz zaman … O parayı da ondan arta kalan zamanlarda “sosyal hayat ” için harcamamız… Bir tek pazar … Dizi izlemek ,kitap okumak,aileyi görmek, kişisel bakım,kuaför, sevgiliyle vakit ,sinema  bla bla bla …

Yetmedi tabi ki ve ne zaman patlayacaktım acaba derken ;bir anda kestirip attım …yeni bir iş bulmadan ve plan yapmadan … borçlarımı düşünmeden … düşündüğüm tek şey kendime verdiğim değer oldu . yeni bir iş bulunur elbet … mutlaka çalışmaya da başlıycam yeniden …Çünkü üretmek keyif veriyor bana her ne kadar “ben hobilerimi yapayım siz bana ayda 1000 tl verin yeter desem de…  ” gerçi olsaydı fena olmazdı en azından her ay bir yer keşfederdim 😦

Dedim hazır işsizim ve iş bulana kadar vaktim var bu vakti tasalanıp sistem sövmeleriyle geçirmeyip bişeyler yapayım ve tembelliğin tadını çıkarayım.

Bir kaç sezondur beni bekleyen diziler , yarım kalmış kitaplar ,izlenmemiş filmler ve animeler , duvarıma tasarladığım dünya haritası, her seferinde yorgunum diye kendimi kandırıp pes ettiğim yabancı dil çalışmaları ve tabi ki ayva göbek düşmanı pilates ,yoga , bisiklet ve koşu:)

Ve en önemlisi kendimi dinlemek uzun uzun …

Bu sefer hakkını vereceğim tembelliğin… Çünkü geçici ve güzel oluyor . Çünkü zaman bir daha gelmiyor.

Çünkü hiç bir şey “tembelliğin tatlılığı”  kadar tatlı değil.

Hepinize “dolce far niente” nin hakkını vereceğiniz günler …

Ama önce bana 😉

 

 

okurken dinlerseniz diye …  https://www.youtube.com/watch?v=pYt0Nwt_oNI

 

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s